Ağaç ve Kağıt Ürünleri

Türkiye’nin sahip olduğu ormanlık alan konusunda 1960’lı yıllara kadar sağlıklı bilgiler bulunmazken 1963-1972, 1973-2004 ve son olarak 2005-2012 yılları arasında yenilenen Orman Amenajman Planlarının ENVANİS veri tabanında güncellenmesi sonucu elde edilen verilere göre; ülke ormanları 21,7 milyon hektar olarak tespit edilmiştir. Bu ormanlık alan miktarı ülke genel alan toplamının %27,6’sı kadardır.

Günümüzde ormanlardan odun üretimi olarak yıllık ortalama planlanan faydalanma miktarı = eta (dikili kabuklu gövde hacmi olarak)işletme şekillerine göre 16.995.201 m3 olarak tespit edilmiştir.

TİM verilerine göre 2015 yılında sektörün net ihracatı 1,379(milyon dolar) olarak geçekleşmiştir. 2014 yılına göre toplam ihracata katkısı ve yılık bazda değişim oranı sabit kalsada Dünya ve Türkiye genelinde ihracat rakamlarının düştüğü bir dönemde sektörün durumu olumlu olarak değerlendirilebilir.

Sektör 16 milyar dolar olan 2023 yılı ihracat hedeflerine ulaşma doğrultusunda da emin adımlarla ilerlemektedir. Bugün dünya pazarından yüzde 0.97 pay alan sektör, bu oranı 2023 yılında yüzde 1.6’ya çıkarmayı planlamaktadır. Sektör aktörlerine göre yıllık ortalama yüzde 13.5 oranında büyüme ile 2023 hedefine ulaşmak mümkün.

Ancak 2023 hedefine odaklanan sektörde çözüm bekleyen sorunların da altı önemle çizilmektedir. Aşılması gereken bu sorunların başında hammadde fiyatları gösterilmektedir. Hammadde fiyatlarının dünyadaki rekabetçi fiyat düzeyine çekilmesi ve hammaddede ithalata bağımlılığın azaltılması sektörün rekabetçi gücü için çok önemli görülmektedir. Sektör oyuncuları, Orman Genel Müdürlüğü tarafından tespit edilen hammadde fiyatlarının sektörün dünya ile rekabetini sağlayacak seviyelere getirilmesi gerektiğine işaret etmektedir.

Öte yandan sektörde ulaşımın ağırlıklı olarak karayolu ile yapıldığı göz önüne alındığında, ağaç ve orman ürünleri sektörünün ürün özelliği nedeniyle yüksek ulaştırma maliyetlerinden daha çok etkilendiği ortaya konmaktadır.

Sektör aktörlerine göre; kara, hava, deniz ve demiryolu taşımacılığının ihracatın gelişimiyle paralel bir şekilde gelişmesi için Türkiye’de en üst düzeyde teknolojinin kullanıldığı lojistik üsler oluşturulması şart.