Kimya

Kimya sanayi tarafından üretilen (plastikten kozmetiğe, ilaçlardan boyalara ) ürünlerin %30’u doğrudan tüketiciye ulaşırken %70’i ise diğer sektörlerde (tekstil, elektrikli eşya, metal, madeni ürünler, inşaat, otomotiv, kâğıt, hizmet sektörü) ara mal veya hammadde olarak kullanılmaktadır. Bu özelliği nedeniyle kimya sanayi hem yaşamımız hem de diğer sektörler için vazgeçilmez öneme sahip bir sanayi dalıdır.

Kimya sektörü oldukça geniş bir ürün yelpazesine sahiptir. Sektör, temizlik ürünleri, boya, kozmetik ürünleri, ilaçlar gibi tüketim mallarının yanı sıra, tarım sektörü için gübreler ve tarım ilaçları, kimya sanayinin de dâhil olduğu imalat sanayinin ihtiyaç duyduğu organik ve inorganik kimyasallar, boyalar, laboratuvar kimyasalları, termoplastikler ve benzeri ürünleri üretmektedir.

Kimya sektörü, sanayi sektörleri arasında en fazla ithalat yapan sektörlerdendir. Yurtiçi üretimin yetersizliği, sanayiciyi ithalata yönlendiren en önemli faktördür. Kimya sektöründe ithalatı yapılan ara mallara baktığımız zaman büyük bir bölümünü petrokimyasal ürünlerin oluşturduğu görülmektedir. Petrokimyasal ürünlerin ithalatında son beş yılda miktar bazında polimerlerde %35, elyaf hammaddelerinde %18, lastik hammaddelerinde %47 ve diğer petrokimyasal ürünlerde %31 oranında artış olmuştur. Kimyasal madde ve ürünleri imalatı sektöründe üretim endeksi 2014 yılında 112,4 olarak gerçekleşmiştir. 2014 yılına göre 20154 yılında %4,5 oranında artarak 117,5 değerine ulaşmıştır.

Kimya sektöründe kapasite kullanımı, diğer sektörlere verdiği girdileri de göz önünde bulundurursak, ülkenin genel eğilimine bağlı olarak gelişme göstermiştir. Son dört yılda ağırlıklı kapasite kullanım oranı %75,2 olmuştur. Kimya sektörü sermaye-teknoloji yoğun bir sektör olduğu için işgücü yoğunluğu düşüktür. Bu nedenle sektörün imalat sektörü istihdamı içindeki payı son beş yıldır ortalama %8 düzeyinde seyretmiştir.

2015 yılında 189 ülkeye 15,5 milyar dolarlık ihracat yapan sektör, 149 ülkeden 40 milyar dolarlık ithalat yapmıştır.

2000 yılında 2,2 milyar dolar olan ihracatımız her yıl kademeli bir şekilde artarak 2014 yılında 15,5 milyar dolar olmuştur. Kimya sektörü 21,5 bin firması, 283 bin çalışanı olan ve 2.600 madde ve müstahzarın üretildiği dev bir sektör haline gelmiştir. Kimya sektöründe son yıllarda ihracatta gösterilen başarıda küresel ekonomik kriz nedeniyle kaybedilen pazarların, yeni pazarlarla telafi etme yoluna gidilmesi önem arz etmiştir.

Mevcut TÜİK kayıtlarına göre, kimya sektörü girişimcilerinin %38,6’sı İstanbul, %6,6’sı İzmir, %6,5’i Ankara, %5,4’ü Bursa’da yer almaktadır. Türkiye genelinde ilk on il %72’sini oluşturmaktadır. İstanbul, İzmir, Ankara ve Bursa’daki girişimci %57’dir. 2015 yılında kimya sektöründe en fazla ihracat yaptığımız ülke grubu 5,8 milyar dolar ile AB- 28 ülkeleri olmuştur. AB-28’i 3,8 milyar dolarla Yakın ve Ortadoğu ülkeleri, 1,7 milyar dolarla Diğer Asya ülkeleri izlemiştir.

2015 yılında kimya sektöründe en fazla ithalat yaptığımız ülke grubu 19 milyar dolarla AB-28 olmuştur. AB-28’i 10 milyar dolarla Diğer Asya ülkeleri izlemiştir.

Sektörün, 2023 yılında ise her sene ortalama yüzde 11 oranında artış kaydederek 50 milyar dolar ihracata ulaşması bekleniyor. Türk kimya sektörü, ihracata paralel olarak ithalatta da artış yaşıyor. Geçen yıl 90 milyar dolarlık ithalat yapan sektörün hammadde bakımından yüzde 85 oranında dışa bağımlı olması, temel sıkıntılarının başında geliyor. Dışa bağımlılığın azaltılması ve dolayısıyla ithalatın önüne geçilmesi için ise yeni petrokimya yatırımlarına ve mevcut petrokimya kapasitelerinin artırılmasına ihtiyaç duyuluyor. Dışa bağımlılığın azaltılması konusunda Türkiye kimya sektörünün yeterli donanıma sahip olduğunu dile getiren sektör temsilcilerine göre, bunun için de yeni teşvik sisteminin tekrar gözden geçirilmesi, katma değeri yüksek üretim ve ihracat imkânına sahip iş kollarının sektör bazında desteklenmesi gerekiyor. Sektör temsilcileri, iç pazardaki durgunluğun aşılması amacıyla Türkiye’de yatırım ortamının geliştirilmesi gerektiğini, aksi halde beklemede olan yabancı sermaye yatırımlarının gerçekleşmeyeceği görüşünü dile getiriyor. Sektörün tekrar hareketlenmesi için yeni yatırımların önemine işaret eden sektör aktörlerine göre, özellikle petrokimyasallar, kompozit ve ileri malzeme gibi katma değeri yüksek kimyasalların üretimine ağırlık verilmesi gerekiyor. Bu tür ürünlerin imalatı için Marmara ve Doğu Karadeniz gibi kıyı şeritlerinde ‘Kimya Endüstri Parkları’ kurulmasının desteklenmesi gerektiği vurgulanıyor.

Kimyasal ürünler endüstrisindeki firmalar, kurumsal kaynak planlama (ERP) ve ürün yaşam döngüsü yönetimi (PLM) gibi özelleştirilmiş yazılım çözümlerini kullanmanın yararını görebilirler. ERP sistemleri bu organizasyonlara, hammaddenin verimli bir şekilde işlenmesi ve düzenleyici kurumlara uyum raporlarında yardımcı olabilir - ERP sisteminin, etkin çalışması için sektöre özel fonksiyonlara ihtiyaç duymasına rağmen. Kimyasal ürünler şirketleri, ürün geliştirme ve yeni tasarımlar sunmaya yardımcı olabilen ürün yaşam döngüsü yönetimi (PLM) sistemlerinden de yararlanabilirler.