Ambalaj

Dünyadaki her türlü gelişmeyi uygulayabilen esnek bir yapıya sahip olan ambalaj sektörü, Türkiye’de dış ticaret açığı vermeyen ender sektörlerdendir. Yaklaşık 3 milyar dolar civarında olan ithalatın önemli bir kısmı hammadde ve Ambalaj sektörünün ihracatı ise yaklaşık olarak 3 milyar doların üzerindedir. Ambalaj Sanayicileri Derneğinin (ASD) 200’ün üzerinde nitelikli üyesi bulunmakta ve sektörün yüzde 70’ini barındırmaktadır. Türkiye’de 3 binin üzerinde ambalaj sektöründe faaliyet gösteren firma, 100 binin üzerinde de çalışan olduğu belirtilmektedir. Ürünün giysisi ambalaj 300 milyar dolarlık ekonomik hareketi sağlayarak ihracatın temelini oluşturuyor.

2005 yılında 4.75 milyar dolar büyüklüğü olan ambalaj sektörünün ülke ekonomisinden daha hızlı büyüyerek, 2015 yılında 12 milyar dolar büyüklüğe ulaşmıştır. Dünyada 180 ülkeye ihracat yapılmaktadır; 20151’de en çok ambalaj ihraç edilen ülkelerin başında Almanya, İngiltere, Irak, Fransa, İran, Hollanda, İtalya, İsrail, Rusya ve Yunanistan geliyor. Bu ihracatta yüzde %69’luk oranla en fazla payı plastik ambalaj alıyor. 500 milyar dolar ihracat hedeflenen 2023 yılında ise, sektör olarak hedefimiz ihracatımızı 10 milyar dolara çıkararak 30 milyar dolarlık bir sektör büyüklüğüne ulaşmak.

Türkiye’de ambalaj sektöründe büyümek için halen büyük bir potansiyel var. 2011’de dünyada kişi başı ambalaj tüketimi 78 dolar. Bu rakam Türkiye’de 109 dolar iken, Avrupa Birliği (AB) ortalaması 250 dolar, ABD ve Kanada ortalaması 350 dolar seviyesindedir. Ambalajın en yoğun kullanıldığı Japonya’da ise kişi başı tüketim 550 dolar oldu. Türkiye’de kişi başı ambalaj tüketimini 2023’e kadar 300 doların üzerine çıkarılması hedeflenmektedir.

2008’de başlayan küresel kriz sürecinden önce dünyada ambalaj endüstrisi 500 milyar dolarlık bir büyüklüğe sahipti. 2009’da pazarın büyüklüğü 429 milyar dolara indi. Bundan sonra ise sektörde her yıl yüzde 3,5 büyüme kaydedildi. 2015’de sektör büyüklüğü 597 milyar dolar olarak gerçekleşti.

Ambalaj sektöründe ihracat ve ithalat incelendiğinde, önemli oranda hammadde ve ara malı açığı olduğu da dikkat çekiyor. Sektör aktörleri, yerli hammadde üreticilerinin, ileri teknoloji kullanarak kaliteli ürün üretmeye çalışan ambalaj üreticilerine yönelik olarak, uygun nitelikte hammadde ve üretim için yatırım yapmak durumunda olduğuna da dikkat çekiyor. Sektör aktörlerine göre bu durum, Türkiye’nin dış ticaret açığının kapatılmasına da önemli katkıda bulunacak bir gelişme olabileceği öngörüler arasında yer almaktadır.